top of page

Meme Cerrahisinde Merak Edilenler



  1. Memenin tamamının alınmasının gerekli olduğu söylendi. Yerine meme yapılmasının yöntemleri nelerdir? Meme kanseri sebebi ile memesinin tamamının ameliyatla alınması gereken hastalarda değişik yöntemlerle rekonstrüksiyonlar (yeniden meme yapılması) uygulanabilir. Bunlardan biri kişinin kendi öz dokuları kullanılarak yapılan otolog rekonstrüksiyonlardır. Bu yöntemde kişinin karın kasları ya da sırt kasları kullanılır. Diğer yöntem ise silikon implantlar kullanılarak yapılan rekonstrüksiyonlardır. Bu yöntemde göğüs duvarı kasının altına ya da üstüne uygun silikon konularak yeni bir meme yapılması söz konusudur. Bu işlemler ilk ameliyatta tek seansta yapılabileceği gibi kemoterapi ve radyoterapinin bitiminde ikinci bir seansta da yapılabilir. Bazı durumlarda göğüs kası altına yerleştirilen bir genişletici aparat (ekspander) ile yeterince cilt esnekliği sağlandıktan sonra rekonstrüksiyon yapılır. Bu yöntemlerin uygunluğu hastadan hastaya değişir ve ameliyat öncesi doktorunuzla konuşarak karar verilmesi gerekir.

  2. Ameliyat silikon takılmasını tercih edersem bu durumun ne gibi riskleri vardır? Silikon implantların tek seansta takılması, kısa süreli ameliyatlarla yapılabilmesi ve iyi kozmetik sonuçlar gibi üstünlükleri vardır. Ancak nadir de olsa implant kaybı, yer değiştirme, alerjik reaksiyonlar gibi istenmeyen durumlar olabilir. Bunların bir bölümü, risk faktörlerine göre önceden tahmin edilebilir. Ameliyat şekline karar verirken alternatiflerin ve risklerin doktorunuzla detaylı bir şekilde irdelenmesi, iyi sonuçlar doğuracaktır.

  3. Drenlerimle taburcu olduğumda dren takiplerimi nasıl yapacağım? Taburcu işlemleriniz esnasında size bu konuda bilgilendirme yapılacaktır. Dren haznesinin kapağını açıp, içindeki miktarı ölçüp bir kenara not etmelisiniz. Daha sonra dren içeriğini güvenli bir yere boşaltın. Hazneyi sıkarak içindeki havayı çıkartın ve bu şekilde kapağı tekrar kapatın. Bu işlemleri 24 saat sonra tekrarlayın. Bu işlemleri tarifleyen bir broşür taburcu olurken sizlere verilecektir.

  4. Drenlerim ne zaman çıkacak? Drenlerin çekilmesine hekiminiz karar verecektir. Genellikle günlük getiri miktarı 50 ml. nin altına indiğinde drenler çekilir. Bu durum yaklaşık 3-5 günlük bir zaman alır. Çoğunlukla ilk kontrol muayenenizde drenleriniz çekilir.

  5. Taburcu olup şehir dışına gideceğim. Drenlerle seyahat edebilir miyim? Drenler başka yerde çekilebilir mi? Drenlerle kara ya da hava yolu ile seyahat etmenizde hiçbir mahsur yoktur. Ayrıca ilk kontrol muayenenizi yaşadığınız şehirde yaptırabilirsiniz. Burada Genel Cerrahi ya da Cerrahi Onkoloji polikliniklerine müracaat ederseniz drenleriniz takibi yapılacaktır ve uygun olduğunda drenler çekilecektir. Pansumanlarınızın devamı da bu polikliniklerde yapılabilir.

  6. Kontrole ne zaman geleceğim? Taburcu işlemleriniz sırasında size kontrole gelmeniz gereken gün söylenecektir. Bu genellikle taburcu işlemini takip eden 2-3. gündür. Muayeneler esnasında, pansumanlarınız ve dren takip işlemleriniz de yapılır.  Ancak hastaneye müracaatınızı gerektirecek herhangi bir durumda kontrol zamanınızı beklemeden polikliniğimize başvurabilirsiniz.

  7. Ameliyat sonrası süreçte yeme-içme ile ilgili kısıtlamalar var mıdır? Ameliyat sonrası nekahat döneminizde herhangi bir diyet ya da kısıtlama söz konusu değildir.  Mümkün olduğu kadar evinizde pişirilen tencere yemekleri tüketmeniz tavsiye edilir. Endüstriyel tip hazır gıdalar tüketmeniz önerilmez. Bu süreçte  en önemli konu sigara ve alkolden uzak durmaktır.

  8. Daha önce kullandığım ilaçları kullanmaya devam edecek miyim? Ameliyat için hastaneye yatarken ve ameliyattan sonra taburcu olurken mevcut ilaçlarınızın kullanımı ile ilgili tarafınıza bilgilendirmeler yapılacaktır.  Özel durumlar dışında mevcut ilaçlarınızın kullanımı ameliyat sürecinde değişmeyecektir.

  9.  Yara yerimde dikkat etmem gereken anormal bulgular nelerdir? Pansumanlar devam ederken ya da sonlandırıldıktan sonra yaradan fazla miktarda olmayan berrak akıntılar olması doğaldır. Bu akıntıların çamaşırlarınızı kirletmemesi için gazlı bezlerle kapatılması yeterli olur. Ancak akıntının fazla miktarda olması ve berrak görüntüsünü kaybetmesi, yara yerinde ağrılı kızarıklıkların olması, ameliyat sahasındaki cildin normal rengini ve görünümünü kaybetmesi, yara kenarlarının birbirinden 1-2 cm den fazla ayrışması durumlarında yeniden poliklinik başvurusu yapmak gere-klidir.

  10. Taburcu olduktan sonra pansumanlarımı nasıl yaptıracağım? Taburcu olduktan sonra pansuman için cerrahi onkoloji polikliniğimize başvurabileceğiniz gibi size en yakın sağlık kuruluşunda da pansuman yaptırmanızda bir sakınca yoktur. Özel bir durum yoksa pansuman için ulaşım zorluğu yaşayan hastalarımıza evde pansuman yapabilmeleri için gerekli bilgiler ve irtibat sağlanabilir. Pansumanlar çoğunlukla ıslak ve kirli malzemelerin çıkarılarak yerine kuru ve yeni malzemelerin yerleştirilmesi sureti ile yapılır. Herhangi bir temizleme ya da bakım ürünü kullanmak çoğu zaman gereksizdir.

  11. Drenlerim çıktıktan sonra pansuman yaptırmaya devam edecek miyim? Drenler çekildikten sonra birkaç gün daha drenlerin çekildiği sahadan akıntılar devam edebilir. Akıntılar kesilene kadar pansumanların devam etmesi gerekir. Ancak akıntı miktarı az ise pansumanlar gün aşırıda yapılabilir.

  12. Ne zaman banyo yapabilirim? Drenler çekilene kadar ve yara dudakları birbiri ile birleşerek tam kavuşma sağlanana kadar yaraya su değdirilmesi önerilmez. Bu süre çoğu zaman 5-6 gün sürer. Bu süre içerisinde yaraya su değdirilmeden saçlar yıkanabilir ve vücut sabunlu su ile silinerek kurulanabilir. İstenirse su geçişini önleyen yara örtüleri ile ameliyat sahası kapatılarak da bu işlemler yapılabilir. 5-6 günün sonunda drenler çekilmiş ve yukarıda bahsedilen anormal bulgular yoksa banyo yapılabilir. Banyo esnasında ameliyat sahası tahriş edilecek şekilde davranılmamalıdır. Duş jeli benzeri kimyasal içerikli ürünler yerine banyo sabunu kullanılması önerilir. Ameliyat sahası temiz havlularla nazikçe kurulanmalıdır. İlk banyodan sonra akıntı olabileceği ihtimaline karşı ameliyat sahasının pansuman malzemesi ile örtülmesi fayda sağlayabilir.

  13. Ameliyat sonrası deodorant ya da roll-on kullanabilir miyim? Koltuk altı bölgesinde ameliyat kesisi olan hastaların erken dönemde (Genellikle ilk 1 ay) deodorant ya da  roll- on gibi kimyasal madde içeren kozmetik ürünleri kullanmaması gerekir. Bu ürünler yara iyileşmesine zarar verir. Koltuk altı kesisi tam kapandıktan ve iyileşme tamamlandıktan sonra bu ürünler kullanılabilir. Koltuk altı kesisi olmadan meme ameliyatı olan hastalar, meme kesisine uygulamamak koşulu ile bu ürünleri diledikleri zaman kullanabilir.

  14. Seyahat edebilir miyim? Ameliyattan sonraki birinci günden itibaren hastalarımızın herhangi bir ulaşım aracı ile (uçak dahil) seyahat etmesinde bir sakınca yoktur.  Ameliyat sahasında drenlerin bulunması da seyahat etmek için bir engel değildir.

  15. Ameliyatlı taraftaki kolumu nasıl hareket ettirmem gerekir? Ameliyattan sonra, serviste yatağına geldiğiniz zamandan itibaren ameliyatlı taraftaki kolunuzu bilek ve dirsekten hareket ettirmenizde herhangi bir sakınca yoktur. Ertesi sabaha kadar omuz hareketinizi bir miktar kısıtlamanız istenir. Ameliyatın ertesi gününden itibaren omzunuzda ağrı hissetmeyecek açıklığa kadar kolunuzu kullanabilirsiniz. İlk bir hafta içinde kol açıklığınızı yavaş yavaş arttırmanız istenen bir durumdur. Birinci haftadan itibaren (ya da drenleriniz çekildikten sonra) hastanemiz fizyoterapi ünitesi ya da kliniğimiz tarafından sizlere verilecek olan ev egzersizlerinin ikinci etabını uygulamanız istenecektir. Bu şekilde ameliyattan sonraki 3-4 hafta içinde omuz eklem açıklığımızın 90 derecenin üzerine çıkması hedeflenmektedir. Ev egzersizleri 3-4 ay daha devam edebilir. Ev egzersizlerinin etkili ve uzun süreli uygulanması muhtemel omuz ağrılarının önüne geçebilmektedir. Kol egzersizleri ile ilgili bir broşür taburcu olurken sizlere verilecektir.

  16. Yatarken ameliyat olduğum tarafa ya da kolumun üzerine miyim? Drenler çekilene kadar (genellikle 3-5 gün) ameliyatlı tarafın üzerine yatmak ağrıya, pansumanların kaymasına neden olabilir ve drenlerin etkin çalışmasını engelleyebilir. Drenler çekildikten sonra eğer ağrı hissedil-miyorsa,ameliyatlı tarafa doğru ya da ameliyat tarafındaki kolun üzerine doğru yatılabilir. Ameliyatta dren konulmayan hastalar ise birkaç gün içinde istedikleri şekilde ve pozisyonda yatabilirler.

  17. Ameliyatlı taraftaki kolumdan kan aldırabilir miyim? Meme ameliyatı, koltuk altı ameliyatı ile birlikte yapılmış ise kan almak için karşı taraftaki kol kullanılır. Bu durum standart olarak koltuk altı lenf bezlerinin tamamının alındığı (lenf bezi diseksiyonu) yıllardan kalan bir kuraldır. Çünkü lenf bezi diseksiyonu uygulanan hastalarda, lenfatik akım sekteye uğradığından dolayı lenfanjit (lenf damarlarının iltihabı) riski vardır. Günümüzde meme kanseri ameliyatlarının çoğunda koltuk altı lenf bezlerinin tamamı alınmamaktadır. Sentinel lenf bezi biyopsisi adı verilen işlem genellikle yeterli olmaktadır. Bu işlemde o bölgedeki lenf bezlerinin tamamı çıkarılmaz. Kısıtlı sayıda lenf bezi çıkarılır. Bu işlem uygulanan hastalarda da yine kan almak için karşı kol tercih edilir. Ancak bazen iki taraflı ameliyatlar olabilir ya da karşı taraftan kan almak mümkün olmayabilir. Zorda kalınırsa sentinel lenf bezi biyopsisi uygulanan,hastalarda aynı koldan kan alınabilir. Ancakbu durum yalnızcazorunlu haller için geçerlidir. Şeker ölçümü için kan almak gerektiğinde ise parmak ucu kullanılmaktadır. Bunun için herhangi bir el parmağı kullanılabilir.

  18. Ameliyatlı taraftaki kolumdan tansiyon ölçtürebilir miyim? Koltuk altı lenf bezi diseksiyonu uygulanmışsa, ameliyatlı kol bir miktar diğer kola göre şiş ya da kalın olabilir (lenfödem). Bu durum tansiyon ölçümü sırasında rahatsızlığa yol açabilir. Ayrıca bu koldan yapılan tansiyon ölçümleri yanlış sonuçlar verebilir. Bu sebeple tansiyon ölçümü için de zorunlu haller dışında karşı kol tercih edilir.

  19. Evde günlük aktivitelerimi yapabilir miyim? Taburcu olup evinize döndüğünüz günden itibaren kişisel bakım faaliyetlerinizi (elbise giyip çıkarmak, diş fırçalamak, saç taramak vs.) kendiniz yapabilirsiniz. Yemeğinizi kendiniz yiyebilirsiniz ve aşırı kuvvet gerektirmeyen günlük faaliyetlerinizi yürütebilirsiniz. Buna araba kullanmak da dahildir. Kol egzersizlerinize başlamanız ile birlikte yavaş yavaş günlük faaliyet dozunuz da artacaktır. Çamaşır, bulaşık, temizlik gibi günlük faaliyetlere başlanması bir hafta kadar sürebilir. Yine bir haftanın sonunda birkaç kilo ağırlığa kadar poşet, eşya, çanta gibi malzemeleri taşımak mümkündür. Birkaç hafta içinde kol egzersizleri ile omuz eklem açıklığınızı yeterli seviye getirdikten sonra, ameliyat öncesi sahip olduğunuz fiziksel kapasiteye ulaşmış olursunuz. Yani ameliyat öncesi yapabildiğiniz tüm aktiviteleri yapabilir hale gelmiş olursunuz. Bu süreçten sonra ağır fiziksel aktiviteler yaptığınızda (el işi, örgü vs dahil) kol ağrısı ya da kolda şişlik hissederseniz, bu tip faaliyetlere ara vermeli ya da sürelerini kısaltmalısınız.

  20. Ameliyatlı tarafımda el ve tırnak bakımım nasıl olmalıdır? Tırnakların çok derin kesilmemesi gereklidir. Tırnak yatağında veya kenarlarında ağrı, kızarıklık, batma, yanma gibi şikayetler oluşması durumunda lütfen doktorunuza başvurunuz çünkü bu durum lanfanjit için risk teşkil eder. Yaralanma ve kesi riski taşıyan işlerle (bahçe-mutfak işleri gibi) uğraşırken eldiven takılması önerilir. Ayrıca basıya neden olmayan, gevşek ve bol takılar takılabilir ancak bası yapabilecek, takılması ve çıkarılması zor takılar kullanılmamalıdır.

  21. Sporcu sütyenini ne zamana kadar kullanacağım? Korse tarzı medikal sütyenler, özellikle silikon implant ve/veya meme koruyucu cerrahi uygulanan hastalarda kullanılmaktadır. Dokuya destek sağlayarak yara iyileşmesine katkı sağlamaktadırlar. Öneri 2-4 hafta boyunca kullanılmasıdır. Bu sütyenlerin kullanımının kolay ve konforlu olduğunu düşünüyorsanız, istediğiniz kadar kullanabilirsiniz ancak kullanımı sizi rahatsız ediyorsa birinci haftanın sonunda kullanmayı bırakabilirsiniz. Normal sütyenegeçerseniz, çok sıkı olmayan ve tel içermeyensütyenleri kullanmanız önerilir.

  22. İİşime ne zaman başlayabilirim? İşe başlama zamanınız aslında yaptığınız işin fiziksel ağırlığı ile ilgilidir. Ameliyat sonrası egzersiz ve yaşam, kademeli olarak artan bir program içerir. Genellikle, ameliyattan 2 hafta sonra günlük rutin işlerin pek çoğunu yapabilir hale gelebilirsiniz. Aynı zamanda ameliyatlı kolunuzla birkaç kilo yük taşıyabilirsiniz. Kol ve omuz egzersizleri düzenli yapıldığında 3-4 hafta içinde omuz eklem açıklığınız 90 derecenin üzerine çıkar. Buda çok fazla kuvvet gerektirmeyen bir işte çalışıyorsanız, işinize dönebileceğiniz anlamına gelir. Ameliyattan sonra kemoterapi ve radyoterapi süreçleri devem ettiği sürece tarafınıza istirahat raporu düzenlenecektir. Bu süreçler içerisinde kendinizi fiziksel ve ruhsal olarak hazır hissetmeniz ve doktorunuz tarafından izin verilmesi durumunda profesyonel iş hayatınızı devam ettirmenizde bir sakınca yoktur.Çalışma hayatına ve sosyal hayata dönüş,tedavi sürecinizi daha rahat geçirmenizi sağlayan bir faktördür

  23. Patoloji sonucum ne zaman çıkar? Tedavi planlarınızın ameliyattan sonraki kısmının yapılabilmesi için patoloji raporunuzun çıkmış olması gerekir. Bu da inceleme sırasında dokuya uygulanan tekniklerin özelliklerine göre yaklaşık 2-3 hafta sürmektedir.

  24. Takip sürecim nasıl olacak? Takip sürecinizin başlaması için tedavi sürecinizin tamamlanması gereklidir. Tedavi sürecinden kasıt, ameliyat ve adjuvan tedavi olarak adlandırılan kemoterapi, radyoterapi ve diğer tedavi şekilleridir. Tedavinizi üstlenen her branşın takip sürecinize de katılması gerekir. Aktif tedavi süreciniz tamamlandığında takip sürecine geçilir. Çoğunlukla ilk 2 yıl 3 aylık aralıklarla takip yapılır. 3-5. yıllar arasında takip aralıkları 6 aya çıkarılır. 5 yıl tamamlandığında yıllık takiplere geçilir. Ancak bu takip takvimi her hasta için değiştirilebilir ya da revize edilebilir. Takip süreci her hasta için kendine özgüdür. Gerekli olan tetkikler ve girişimler takibi yapan branşın programı dahilinde yapılır. Takip süreci başka merkezlerde yürütülse bile tedaviyi üstlenen kliniğin, takip sürecinden haberdar olması ve bilgilendirilmesinde fayda vardır. Dış merkezlerde takip sürecinin yürütülmesine karar verildiğinde bu sürecin tedavi olduğunuz merkezle ortaklaşa yapılması önemlidir.

  25.  Kemoterapi/Radyoterapi alıp almayacağıma nasıl karar verilecek? Meme kanseri tedavisi multidisipliner bir çalışma programı gerektirir. Yani sizi ameliyat eden cerrahlarınız dışında Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi gibi pek çok branş tedavi planınıza dahil olacaktır. Bir grup hasta hali hazırda kemoterapi aldıktan sonra ameliyat olmuştur. Eğer tedavinize ameliyat ile başlanmış ise patoloji raporunuzun yazılmasını takiben sizleri Tıbbi Onkoloji uzmanlarımız ile görüştüreceğiz. Tümör ve hastaya ait birtakım özellikler göz önüne alınarak kemoterapi ile ilgili sürecinize karar verilecektir. Yine aynı şekilde sizleri Radyasyon Onkolojisi uzmanlarımız ile görüştüreceğiz ve Radyoterapi süreçl-eriniz ile ilgili karalar verilecektir. Bu multidisipliner çalışma prensibi takip programlarınız için de geçerlidir.

  26. Kemoterapi/Radyoterapi süreçleri ne zaman başlayacak? Öncelikle ameliyata ait patoloji raporunun çıkması gereklidir. İlgili branşlar bu rapordaki parametrelere göre tedavi planınızı yapacaktır. Bu tedavilere başlayabilmek için ameliyat yaranızın iyileşmiş olması gerekir. Ameliyat yarasının iyileşme süreci genellikle bu tedavilerin başlamasını geciktirmez. Ayrıca Kemoterapi/Radyoterapi başlanması, iyileşmiş olan ameliyat yaralarınıza olumsuz bir etki yapmaz. Kemoterapi/Radyoterapi’nin kendine özgü etki ve yan etkileri ile ilgili bilgileri ilgili branş hekimleri sizlere aktaracaktır.

  27. Akıllı ilaç kullanacak mıyım? Akıllı ilaç diye ifade edilen hedefe yönelik tedavi şekilleri, tümörün patolojik özellikleri uygun ise kullanılan tedavi şekilleridir. Bu grup ilaçları kullanıp kullanmayacağınıza patoloji raporunuza göre Tıbbi Onkoloji uzmanınız karar verecektir.

  28. Aile üyelerim de bu hastalık açısında risk altında mı? Meme kanseri büyük oranda (yaklaşık %85) genetik ya da ailesel geçişle ilgisi olmayan bir hastalıktır. Buna sporadik meme kanseri adı verilir. Meme kanserlerinin %10’u ise aile bireyleri arasında birden fazla kişide görülmesi sebebi ile ailesel meme kanseri tanımına dahil edilir. Meme kanserlerinin %5’ lik bir oranında ise testler ile gösterilmiş, genetik bir geçiş söz konusudur. Hastalık tanısı alan bireylerde, hastalığın biyolojik özellikleri, hasta yaşı, ailede hastalığın ya da başka hastalıkların varlığı gibi durumlar değerlendirilerek genetik testler istenebilir. Bu testlerin sonuçlarına göre aile bireylerine de test yapılması gerekebilir. Aile bireyleriniz arasında meme kanseri açısından gerekli farkındalığın oluşturulması ve düzenli kontrollerin yapılmasının sağlanması gereklidir.

  29. Tedavim sırasında takviye gıdalar almalı ya da alternatif yöntemleri kullanmalı mıyım? Unutmayın ki tedaviniz multidisipliner bir ekip tarafından ve size özel şartlar gözetilerek planlanmakta ve yürütülmektedir. Hekimlerinizle irtibatta kaldığınız sürece her türlü şikayetiniz için modern tıbbın imkanları sizlere sunulacaktır. Yoğun bir tedavi sürecinden geçtiğiniz dönemlerde, karaciğer ve böbreklerinize yük bindirecek ekstra maddelerin alınması tehlikeli olabilir. Doktorunuzun bilgisi olmadan lütfen ekstra destek maddeleri kullanmayın. Bu gibi destekleyici tedavilere ihtiyacınız olursa, şeklini, miktarını ve zamanını doktorunuz belirleyerek sizlere zaten önerecektir. Bunun dışında hastalığınız ve tedavi şekilleri hakkında bilgi edinmek için internet dünyası ve sosyal medyanın uygun mecralar olmadığını bilmelisiniz. Bu önemli bilgileri lütfen kendi doktorunuzdan ya da konu üzerinde özelleşmiş sağlık profesyonellerinden alınız. Profesyonel meslek örgütlerinin resmi sayfaları dışında, internetten bilgi ve tavsiye almaya çalışmak sizleri yanlış yollara sevk edebilir ve tedavi süreciniz zarar görebilir.

  30. Ameliyattan sonra çocuk sahibi olabilir miyim? Tedaviniz başlamadan önce çocuk sahibi olma yönündeki istek ve düşüncelerinizi doktorunuzla paylaşmanız gereklidir. Bu yönde bir tercihiniz varsa, tedavi başlamadan önce üreme sağlığı uzmanları ile görüştürülmeniz gereklidir. Üreme sağlığı konusunda alınacak tedbirler sonrasında tedaviniz başlayacaktır. Tedaviniz bittikten sonra çocuk sahibi olma planlarınıza mutlaka doktorunuzla görüşerek karar vermeniz gerekmektedir.

  31. Bebeğim olursa onu emzirebilecek miyim? Memenizin tümü alınmamış ise ve meme başı dahil meme koruyucu bir ameliyat geçirmiş iseniz ameliyatlı memenizden bebeğinizi sorunsuz olarak besleyebilme oranı %70’ ler civarındadır. Ancak ameliyatlı memenizden süt gelmemesi, bebeğin meme başını tutmaması gibi sorunlar görülebilir. Daha önce de belirtildiği gibi tedavi süreci bitiminde gebelik ile ilgili kararlar mutlaka tedavinizi üstlenen hekimlerle birlikte alabileceğiniz bir konudur.

  32. Ameliyatlı taraftaki kolumda/elimde şişlik olması durumunda ne yapmalıyım? Öncelikle ameliyat olduğunuz taraftaki kolunuzun/elinizin çapının zaman zaman diğer kolunuzdan birkaç santimetre daha geniş olmasının gayet doğal olduğunu bilmeniz gereklidir. Aşırı şişlik, ağrı, kızarıklık, hareket zorluğu gibi bulgular ise lenfanjit ve lenfödem bulgularıdır. Bu tarz şikayetlerin varlığında polikliniğimize ya da size en yakın genel cerrahi polikliniğine başvurmanız gerekir. Lenfanjit ve lenfödem bulguları yoksa ve şikayetiniz sadece kolda hafif şişlik ise rutin kontrol muayene zamanınızı beklemekte bir mahsur yoktur. İstirahat halinde iken kolunuzun altına bir yastık yerleştirerek kolunuzu kalp seviyesinin üzerinde dinlendirmek şişliklerin azalmasına yardımcı olur.



44 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page